Şantaj Suçu ve Cezası Nedir? (TCK madde 107)

Paylaş:

Şantaj Suçu


GİRİŞ

Türk Hukukunda şantaj suçu Türk Ceza Kanunu’nun 107.  Maddesinde düzenlenmiştir. Korunması amaçlanan hukuksal yarar kişinin karar verme özgülüğüdür. Tehdit suçunun özel bir görünüm biçimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Şantaj suçunun varlığı için iradeyi etkilemeye objektif olarak elverişli olmalıdır. İradenin gerçekten etkilenip etkilenmediği önem arz etmez. Bu sebeple şantaj somut tehlike suçudur.

  • TCK m. 107’ye göre:

“(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.”

Şantaj Suçunun Şikâyet Süresi, Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

Şantaj, takibi şikâyete bağlı suçlardan değildir ve bu sebeple soruşturma veyahut kovuşturma için şikâyet şartı aranmaz. Savcı suçun varlığını öğrendiği an kendiliğinden soruşturmaya başlamalıdır. Şantaj açısından herhangi bir şikâyet süresi mevcut değildir. Ancak, dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suç fiilinin işlendiği tarihten itibaren 8 yıl içerisinde savcılığa bildirilmelidir. Aksi takdirde, dava süresi zamanaşımına uğrayacağından soruşturma yapılamaz.

Şantaj suçu uzlaşma kapsamında bir suç değildir.

Şantaj suçu için görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.

Şantaj Suçunun Unsurları Nelerdir?

Şantaj, seçimlik hareketlerle işlenebilen bir suçtur. TCK m. 107’de birinci fıkra ile ikinci fıkra birbirinden farklı şantaj suçlarını düzenlemektedir.

Kanun maddesine dayalı olarak şantaj suçu şu şekillerde vücut bulabilir:

1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle;

  • Bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlayarak
  • Haksız çıkar sağlamaya zorlayarak

2) Bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi ile oluşabilir.

Bahsi geçen zorlama fiziksel bütünlüğe karşı bir müdahale olmamalıdır. Failin davranışları ve somut olay, hâkim tarafından dikkatli bir şekilde değerlendirilmeli ki şantaj suçu mu yoksa tehdit suçunun mu oluştuğu ortaya konabilsin. Kişi, yasal hakkı olan bir şeyi başka bir kişiden isteyip karşılığında da yasal yola başvurmayacağını veyahut şikâyetten vazgeçeceğini beyan ederse, şantaj suçu oluşmaz.

TCK m. 107/1’e göre:

  • Bir kimseyi kanuna aykırı bir şeyi yapmaya zorlayarak şantaj: Kişi kendisinin hak sahibi olduğu veya yükümlü olduğu konuda başka bir kişiyi kanuna aykırı bir şeyi yapmaya zorlamaktadır.
  • Yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlayarak şantaj: Kişi kendinin hak sahibi olduğu veya yükümlü olduğu bir başka bir kişiyi, yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamaktadır.
  • Haksız çıkar sağlamaya zorlayarak şantaj: Kişi kendinin hak sahibi olduğu veya yükümlü olduğu başka bir kişiden haksız çıkar sağlamaya çalışmaktadır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2017/22262 E. ,  2021/2701 K.

Somut olayda sanığın katılana yönelik olarak ödemesi gereken kira bedelini hesaba yatırırsa şikayetinden vazgeçeceğini söylemekten ibaret eyleminde, şantaj suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması, bozma sebebidir.

  • TCK m. 107/2’e göre:

Şantajın bu fıkraya göre kişinin, kendisine veya başkasına “haksız bir yarar sağlamak” amacıyla bir kimsenin şeref veya saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi ile oluşabilir.

Suçun vücut bulması için haksız yararın elde edilmesi gerekmeyip, kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek mahiyette olan hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinin diğer kişiye ulaşması yeterlidir. Açıklanacağı veya isnat edileceği yönünde tehdit edilen durumun geçmişte yaşanmış bir durum olması gereklidir. Açıklanacağı veya isnat edileceği söylenen durumun hukuki olarak meşru olup olmamasının hiçbir önemi bulunmamaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2014/292 E. ,  2014/436 K.

Açıklanacağı veya isnat edileceği söylenen husus, herkesin bilmediği bir husus olmalıdır. Herkes tarafından bilinen, aleni bir şekilde gerçekleşen bir olayın açıklanacağının söylenmesi halinde şantaj suçu oluşmaz.

Herkes şantaj suçunun faili olabilir. Yalnız failin kamu görevlisi olması ve görevi aracılığıyla yarar sağlaması durumunda şantaj suçu değil, irtikap suçu oluşur.

Tüm gerçek kişiler bu suçun mağduru olabilirken tüzel kişiler şantaj suçunun mağduru olamazlar.

TCK m. 107/1 kapsamında şantaj suçu genel kast ile işlenebilirken, m. 107/2 kapsamında suç özel kastla işlenebilmektedir. Çünkü m. 107/2’deki şantaj suçunun oluşabilmesi için fail “yarar sağlamak” kastıyla hareket etmelidir.

Şantaj Suçunun Özel Görünüş Biçimleri

Şantaj suçu her iki fıkra bakımından da salt hareket suçudur. Bu sebeple genel olarak şantaj suçuna teşebbüs mümkün değildir. İcrai hareketler bölünebilir nitelikteyse teşebbüs mümkündür.

Şantaj, tehdit suçunun özel bir görünüş biçimi olduğundan, şantaj suçunun koşulları varsa sadece TCK 107 uygulama alanı bulur. TCK m. 107/2 ye göre şantaj suçu oluştuğu takdirde olaya göre hakaret ve özel yaşamın gizliliğini ihlal suçundan da ayrıca cezalandırılabilir.

Tek bir fiille birden çok kişiye karşı şantaj suçu işlendiği takdirde zincirleme suç kuralları uygulama alanı bulur.

Şantaj suçuna iştirak mümkündür. TCK 28’e göre mağdurun zorlandığı davranış başka bir suça vücut veriyor ise fail ayrıca işlenen suçtan dolayı o suçun faili olarak da sorumlu olur.

Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Şantaj suçu için hükmedilen hapis cezası kanuni kıstaslar içerisinde kaldığı sürece adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.

Şantaj suçu için hükmedilen hapis cezasına kanunun izin verdiği şekillerde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.

Şantaj suçu için hükmedilen hapis cezasının ertelenmesi mümkündür.

Şantaj Suçunun Cezası Nedir?

Şantaj suçunun cezası tüm seçimlik hareketler için aynıdır. 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve 5000 güne kadar adli para cezası olarak düzenlenmiştir.

Kanun maddesine baktığımız zaman önemli olan husus mahkeme, sadece hapis veyahut sadece adli para cezasına hükmedemez. Hapis ile adli para cezasına ayrı ayrı hükmedilmelidir.

Şantaj Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları


Mesajla ve Telefon Aramasıyla Şantaj Suçu Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2014/35004 E. ,  2018/21962 K.

Mağdur ile sanığın duygusal arkadaşlık içerisinde bulunduğu, mağdurun sanıktan ayrılmak istediği ancak sanığın bu durumu kabullenmediği, bu nedenle mağdura mesajlar çekerek ve ayrıca mağduru telefonla arayarak, “elimde özel görüntülerin var eğer benden ayrılırsan bu görüntüleri internette yayınlarım, okulun internet sitesine koyarım, ailene gösteririm” şeklinde beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eylemlerinin, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunmak suretiyle şantaj suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile beraat kararı verilmesi, kanuna aykırıdır.

Tehdit ile Şantaj Suçunun Değerlendirilmesiyle İlgili Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/5989 E. ,  2021/28441 K.

TCK’nın 107/1. maddesinde düzenlenen şantaj suçunun maddi unsuru, sanığın yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek, bu durumları mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanıp mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır.

Somut olayda sanığın, kendisiyle görüşmek istemeyen mağdura “görüşmezsen seni öldürürüm” dediğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın mağduru zorladığı hususların neler olduğu açıklanmadan, vücut dokunulmazlığına yönelik tehdidinin de yapmaya hakkı olduğu bir eylem niteliğinde bulunmadığı, buna göre şantaj suçunun yukarıda açıklanan unsurunun gerçekleşmediği ve eylemin kül halinde TCK’nın 106/1-ilk maddesine uyan tehdit suçunu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeden yasal olmayan gerekçe ile şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulması, bozma sebebidir.

Şeref ve Saygınlığına Zarar Verecek Mahiyette Olan Bir Hususun Açıklanmasında Yarar Sağlama ile İlgili Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2019/4828 E. ,  2021/28577 K.

Şantajın, ikinci fıkrasında düzenlenen şeklinde, fail kendisine veya bir başkasına menfaat temin etmek için, bir başkasına şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunmaktadır. Eğer fail herhangi bir fayda elde etmeye çalışmadan yalnızca şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı tehdidinde bulunursa, eylem şantaj değil, sair tehdit suçunu oluşturacaktır.

İkinci fıkrada yer alan suçun öğelerinden olan “yarar” kavramı sadece maddi çıkarları değil, fail veya 3. kişinin yararına olan her durumu kapsamaktadır.

Somut olayda, sanığın, müştekiye gönderdiği mesajlar ve mahkemece kabul edilen sözler çerçevesinde şantaj suçunun “yarar sağlama” öğesinin gerçekleşmediği ve eylemin sair tehdit suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde şantaj suçundan hüküm tesisi, bozmayı gerektirir.

Blog Yazılarımız:

Tehdit Suçu (TCK madde 106)

Stj. Av. Altuğ Eliri
Av. Serhan Cantaş