Mirastan Çıkarma (ISKAT) Nedir?

MİRASTAN ÇIKARMA (ISKAT) NEDİR?


GİRİŞ

Mirasçılıktan çıkarma, bir kişinin yasada sınırlı olarak belirtilen sebeplerin varlığı halinde, saklı pay sahibi mirasçısını ölüme bağlı bir tasarruf ile mirastan hariç bırakma hak ve yetkisidir. Mirastan çıkarma sebepleri tek başına yeterli değildir, mutlaka şekli anlamda bir ölüme bağlı tasarrufun yani vasiyetnamenin içinde yer alması gerekmektedir. Mirastan çıkarma kural olarak vasiyetname yolu ile yapılır. Ancak çıkarmaya ilişkin beyanın miras sözleşmesinde de yer alması mümkündür.

Mirastan Çıkarmanın Şartları Nelerdir?

Belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde mirasbırakan, saklı paylı mirasçısını mirastan çıkarabilecektir. Bunlar:

  • Mirastan çıkarılacak kişinin saklı pay sahibi mirasçı olması gerekmektedir.
  • Mirasçılıktan çıkarma ancak ölüme bağlı bir tasarrufla yapılır. Bu sebeple hem vasiyetname hem de miras sözleşmesi ile mirastan çıkarma mümkündür.
  • Mirasçılıktan çıkarma için kanunda yazılı belirli sebepler somut olayda mevcut olmalıdır. Kanunda belirtilen bu sebepler dışında mirasçılıktan çıkarma mümkün değildir.

Mirasçılıktan Çıkarma Türleri Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nda İki farklı mirastan çıkarma (ıskat) türü düzenlenmektedir.  Bunlar:

  • Cezai (Alelade) Iskat
  • Koruyucu (Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle) Iskat

1. Cezai (Alelade) Iskat

Türk Medeni Kanunu’nun 510. maddesinde belirtilen iki sebep halinde mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarruf ile saklı pay mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir. Belirtilen bu sebepler:

  • Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
  • Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

Mirasçı Mirasbırakana veya Mirasbırakanın Yakınlarından Birine Karşı Ağır Bir Suç İşlemişse

Mirasçılıktan çıkarmanın söz konusu olabilmesi için, saklı pay sahibi mirasçı tarafından işlenmiş ağır bir suç mevcut olmalıdır. Burada belirtilen suçun ağırlığı ceza hukuku kurallarına göre değil, aile bağlarına olan etkisine göre belirlenecektir. Hakim, suçun ağırlığını, mirasbırakan ile saklı pay mirasçısı arasındaki ilişkiye, failin kast ve amacına, mirasbırakanı etkileme derecesine göre takdir hakkını kullanarak tespit edecektir.

Suç teşkil eden fiilden dolayı sanığın ceza alması gerekmez. Suç işlenmiş olmasına rağmen, soruşturmanın sonuçsuz kalması, ceza kovuşturması yapılmamış olması, zamanaşımına uğraması, failin aftan veya ertelemeden yararlanmış olması, suç teşkil eden fiilin teşebbüs halinde kalmış olması, failin fiile iştirak etmesi işlenen suçta yer alan fiilin çıkarma sebebi oluşturmasına engel teşkil etmez. Tüm bu hallerde dahi mirasçılıktan çıkarmak mümkündür.

Suçun mirasbırakana ya da mirasbırakanın yakınlarına karşı işlenmesi gerekir. Belirtmek gerekir ki “yakınları” kavramına sadece mirasbırakanın aile bireyleri değil örneğin; yakın dostları, arkadaşları, nişanlısı, kardeşleri, anne-babası dahildir. Mirasbırakanın bu kişiler ile manevi ilişkisinin yoğun olması sebebiyle, onlara karşı işlenmiş fiilden sanki kendisine karşı işlenmiş gibi etkilenmektedir.

Suç teşkil eden fiili işleyenin kusuru ve fiili işlediği esnada ayırt etme gücünün bulunması gerekmektedir

Ağır suçun mirasçılıktan çıkarma sebebi kabul edilebilmesi için hukuka aykırı olması gerekmektedir. Eğer suç, meşru müdafaa, ıztırar hali, ayırt etme gücünün yokluğu, kanun emri veya görevi gereği gibi sebeplerle suç faile isnat edilemiyorsa mirasçılıktan çıkarma mümkün değildir.

Mirasçılıktan çıkarmaya sebep olan suç, mirasçının saklı payından çıkarıldığını belirten ölüme bağlı tasarrufun düzenlenmesinden önce işlenmiş olmalıdır. İşlenmemiş  bir suç için önceden mirasçılıktan çıkarma yapılamaz.

Mirasçı Mirasbırakana veya Mirasbırakanın Aile Üyelerine Karşı Aile Hukukundan Doğan Yükümlülüklerini Önemli Ölçüde Yerine Getirmemişse

Bu sebep ile aile hukuku ilişkilerinden doğan yasal yükümlülüklerden kaçmanın önlenmesi amaçlanmaktadır. Mirasbırakanın ailesine kan hısımları, eş ve evlatlık da dahildir. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin her ihlali değil, kusurun ağırlığı ve aile ilişkilerine yaptığı etkiye göre önemli ölçüde ihlali çıkarma sebebi oluşturacaktır. Mirasçının mirasbırakana ve mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmeme fiili, objektif olarak aile bağlarını koparacak nitelikte olmalıdır.

Ana, baba ve çocuğun aile çıkarlarına aykırı aile huzur ve bütünlüğünü bozacak şekilde saygı ve özeni göstermemesi veya aile onurunu gözetmemesi çıkarma sebebidir.

Çocukların ana-babalarına karşı saygı ve söz dinleme yükümlülüğünü, çocukların ana-babalarına, ana-babaların çocuklarına, kardeşlerin birbirlerine karşı nafaka yükümlülüklerinin ihlali, ana-babanın çocukları üzerinde velayet haklarını kötüye kullanması, çocukların bakım, eğitim ve gözetimine özen gösterme yükümü, karı-kocanın birbirlerine karşı sadakat ve yardım, eşlerin birliğin giderlerine güçleri oranında katılımının ihlali gibi aile onurunu hiçe sayan eylemler çıkarma sebebidir.

Mirastan Çıkarmaya İtiraz

Cezai nitelikteki çıkarmada, mirasçılıktan çıkarılan mirasçı tarafından çıkarmayı içeren ölüme bağlı tasarruf, “iptal davası” ya da “tenkis davası” ile iptal ettirebilir.

Mirastan Çıkarmanın İptali Davası

Çıkarma kanunun öngördüğü şekil şartlarına uygun değilse mirasçılıktan çıkarılan mirasçı iptal davası açarak tüm ölüme bağlı tasarrufu etkisiz hale getirebilir.

Mirasbırakan, çıkarmaya ilişkin ölüme bağlı tasarrufu yaptığı ehliyetsiz ise aynı şekilde ölüme bağlı tasarrufun iptal sebebidir.

İptal sebeplerinin varlığı halinde saklı paylı mirasçının, çıkarmadan yararlanan mirasçılara açtığı iptal davasının olumlu sonuçlanması durumunda sadece saklı payına değil, tüm miras payına kavuşur.

Mirasbırakan çıkarma sebebi hakkında açık bir yanılma yüzünden tasarrufu yapmış olması halinde ise çıkarmayı içeren ölüme bağlı tasarruf geçersiz olur. Belirtmek gerekir ki burada iptal davası açılması durumda sadece çıkarma tasarrufu iptal edilecektir.

Mirasçılıktan çıkarma sebebiyle açılan iptal davası sadece mirasçılıktan çıkarılan kişi tarafından açılabilecektir. Bu dava türünde tenkis davasından farklı olarak çıkarılanın mirasçılarının dava hakkı yoktur.

Tenkis Davası

Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Mirasçılıktan çıkarmayı içeren ölüme bağlı  tasarrufta, çıkarma sebebi gösterilmemişse veya gösterilen sebep çıkarma için yeterli değilse, çıkarılan mirasçı, mirasçılıktan çıkarma tasarrufu sebebiyle çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklılarından saklı payının tenkis edilmesini talep edebilecektir.

Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Çıkarmadan yararlanan mirasçı veya vasiyet alacaklısı gösterilen sebebin yeterli olduğunu veya çıkarılan hakkında mevcut olduğunu ispat edemezse, mirasçılıktan çıkarılan mirasçı saklı payı oranında yasal miras hakkını alır.

Bu davada görevli mahkeme, Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.

Çıkarılan Mirasçının Mirasbırakan Tarafından Affı

Mirasbırakan vasiyetnamesinden ölünceye kadar dönebilir. Mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarruf ile mirasçılıktan çıkarmayı içeren tasarrufunu ortadan kaldırmışsa artık mirasçılıktan çıkarmanın hükmü kalmaz ve mirasçı affedilmiş olur.

2. Koruyucu (Borç Ödemeden Aciz Sebebiyle) Iskat

Mirasbırakan, altsoyu borç ödemede aciz sebebiyle vasiyetname ya da miras sözleşmesi yoluyla yapacağı bir ölüme bağlı tasarruf ile saklı payın yarısı için mirasçılıktan çıkarabilir. Koruyucu çıkarmanın yapılabilmesi bazı şartlara bağlanmıştır. Bunlar:

  • Çıkarılan saklı paylı mirasçının, mirasbırakanın altsoyu olması gerekir.
  • Altsoyun borç ödemeden aciz halde bulunması Borç ödemeden aciz belgesi, mirasbırakanın ölüm anında mevcut olmalıdır.
  • Koruyucu çıkarma, altsoyun doğmuş ve doğacak çocukları yararına yapılmalıdır.
  • Çıkarılan altsoyunun saklı payının yarısının doğmuş ve doğacak çocuklara özgülenmesi gerekir.
  • Koruyucu çıkarma ölüme bağlı bir tasarrufla yapılmalıdır. Bu ölüme bağlı tasarruf vasiyetname ya da miras sözleşmesi şeklinde yapılabilir.

Koruyucu Çıkarmanın İptali

Miras açıldığı zaman borç ödemeden aciz belgesinin hükmü kalmamışsa veya belgenin kapsadığı borç tutarı mirasçılıktan çıkarılanın miras payının yarısını aşmıyorsa, mirasçılıktan çıkarılanın istemi üzerine çıkarma iptal olunur. (TMK m.513/2)

İptal kararı verilince mirasçılıktan çıkarılan altsoy çıkarma hiç gerçekleşmemiş gibi saklı pay sahibi mirasçı olarak hak ve yükümlülüklerini tam olarak kazanır. Ayrıca iptal kararı ile, çıkarılan alt soyun çocuklarına yapılan yarı payın özgülenmesi tasarrufu da ortadan kalkacaktır.

MİRASTAN ÇIKARMA (ISKAT) HAKKINDA YARGITAY KARARLARI


Mirastan ÇıkarmaSebebinin Varlığını İspat İle İlgili Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 2. H. D. 18/02/2010-553/2901 Sayılı Kararında

“Mirasbırakan, 14.08.2000 tarihli vasiyetnamesiyle saklı pay sahibi mirasçısı olan, oğlu Bülent’i mirasçılıktan çıkarmış, çıkardığı mirasçının miras payı üzerinde tasarrufta bulunmuş, bu payın davalılara ait olacağını belirtmiştir. Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakanın ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmiş ise geçerlidir. Belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa çıkarma geçersiz olur. (TMK m.512) Tasarrufta çıkarma sebebi gösgterilmiştir. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacının 03.10.1999 tarihinde 74 yaşındaki annesini dövdüğü ve hakaret ettiği ve bu suçtan dolayı mahkum olduğu anlaşılmaktadır. Tasarrufta gösterilen çıkarma sebebinin varlığı davalılarca ispat edilmiştir. Bu durumda çıkarmaya ilişkin tasarrufun sebebi hakkında açık bir yanılmaya dayandığı kabul edilemez. O halde davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir.”

İptal Davası Sebeplerinden Yanılma İle İlgili Yargıtay Kararı

  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 08/10/2010-2/582-663 Sayılı Kararında

“…Mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin davalılarca ispatlanamaması durumunda mirasbırakanın tasarrufu geçerli olur, ancak ıskat olunan mirasçı saklı payını alabilir. Buna karşılık, mirastan çıkarma nedenleri konusunda mirasbırakanın açık bir yanılgıya düşürülmesi durumunda ise yapılan ıskat tasarrufu tümü ile geçersiz olacağından ıskat edilen mirasçı miras payına düşen payının tamamını alır.”

Blog Yazılarımız:

Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Nedir?

Av. Tuğçe Çığlı
Av. Serhan Cantaş

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir