Anonim Şirketlerin Sona Ermesi ve Tasfiyesi

ANONİM ORTAKLIĞIN SONA ERMESİ VE TASFİYESİ


Anonim şirketlerin sona ermesi infisah (kendiliğinden sona erme) ve fesih (bir iradeye ile sona erme) olarak TTK’da iki şekilde belirtilmiştir.

Sona Erme Sebepleri Nelerdir?

1. Sürenin Sona Ermesi

Anonim şirketler şirket esas sözleşmesinde belirli bir süre öngörülerek kurulabilir. Esas sözleşmede belirtilen bu sürenin dolması ile şirket sona erer ve tasfiye aşamasına girer.

Ancak, bu durumda sona ermenin gerçekleşmesi için şirketin faaliyetlerine devam etmemesi gerekmektedir. Şirketin faaliyetlerine devam etmesi halinde şirket infisah etmiş olur ancak ticaret sicilinde aktif şirket olarak görülmeye devam eder.

Ek olarak, Şirket faaliyetlerine devam etmek isterse belirsiz süreli şirkete tahvil edilebilir.

2. İşletme Konusunun Gerçekleşmesi veya Gerçekleşmesinin İmkânsız Hale Gelmesi

Anonim Ortaklıklar işletme konularını esas sözleşmede belirtirler ve bu işletme konusunun gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi ve şirket faaliyetlerinin doğal olarak yapılamaması ile şirket sona erer.

3. Esas Sözleşmede Belirtilen İnfisah Sebebinin Gerçekleşmesi

Taraflar sözleşmenin içeriğini istedikleri gibi belirleyebilirler bu özgürlüğün bir sonucu olarak da uygulamada pek fazla karşılaşılmasa da şirket esas sözleşmesinde infisah sebebi belirtebilirler. Sözleşmeye eklenen bu sebebin gerçekleşmesi ile şirket kendiliğinden sona erer.

4. Şirket Sermayesinin 2/3’ünün Karşılıksız Kalması

TTK madde 529/1-f’e göre kanunda öngörülen diğer haller diye belirtilmek üzere, şirket sermayesinin (en az) 2/3’ünün karşılıksız kalması ve kanunda sayılan önlemlerin alınmaması hali de infisah sebebi olarak değerlendirilir.

5. Şirketin İflası

Sermayenin karşılıksız kalması sonucunda şirket yönetim kurulunun veya şirket alacaklılarının alacaklarını takip için başvurması sonucunda mahkemece şirketin iflasına karar verilebilir bu durumda şirket infisah eder.

Anonim Şirketin Fesih Sebepleri Nelerdir?

1. Genel Kurul Kararı ile Fesih

Genel kurul anonim şirketlerde karar organıdır ve özel bir sebep göstermeksizin gerekli genel kurul toplanma ve karar yeter sayılarını sağlaması şartıyla fesih kararı alabilir. Bu karar sonucunda şirket infisah eder.

2. Mahkeme Kararı ile Fesih

Başvurma hakkına sahip olan kişilerin yapacağı başvurular sonucunda mahkeme fesih hallerinin varlığında şirketin feshi kararını verebilir. Fesih halleri TTK ’da belirtilmiştir.

  • Şirketin Zorunlu Organlarının Olmaması

Anonim şirketlerde genel kurul ve yönetim kurulu zorunlu organlardır. Yönetim kurulunun bulunmaması ya da genel kurulun uzun süre toplanmaması şirketin sona erme sebebidir.

Bu durumda pay sahipleri, alacaklılar ve Ticaret Bakanlığı şirket merkezinin olduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin sona ermesini isteyebilir. Bu başvuru sonucunda yönetim kurulu dinlenir ve sorunların çözülmesi için bir süre verilir bu süre içinde sorunlar düzeltilmezse şirket feshedilir.

  • Kamu Düzenine ve İşletme Konusuna Aykırı Faaliyetlerde Bulunmak

Anonim şirketler kamu düzenine aykırı faaliyetlerde bulunamazlar. Bulunmaları halinde Ticaret Bakanlığı’nın ilgili şirketin feshi için dava açma hakkı bulunmaktadır.

  • Şirket Esas Sözleşmesinde Öngörülen Fesih Sebeplerinin Gerçekleşmesi

Daha önce de belirttiğimiz gibi kişiler sözleşme serbestisi ilkesinin bir sonucu olarak kanunda aksi belirtilmedikçe sözleşmelerini istedikleri gibi düzenleyebilirler. Bu ilkenin sonucunda kişiler şirket esas sözleşmesinde fesih sebepleri belirtebilirler ve bu sebebin gerçekleşmesi ile şirket feshedilir.

  • Haklı Sebeple Fesih

TTK madde 531’e göre şirketler haklı sebep varlığında feshedilebilmektedir. Ancak, kanun haklı sebep hallerini tanımlamamıştır. Haklı sebep kavramına mahkeme önüne gelen olayı değerlendirerek karar verecektir. Ortakların şirketten bekledikleri faydayı elde edememesi, şirket ilişkisine devam edilmesinin çekilmez hale gelmesi haklı sebebe örnek olarak verilebilir.

Anonim Şirketlerin Tasfiyesi

Anonim şirket sona erdikten sonra alacaklılar ile olan borç ilişkilerini bitirmek için şirketin geçmiş olduğu aşamaya tasfiye denir. Sona eren şirketin tescil ve ilan işlemlerinden sonra bu aşamaya geçilir.

Tasfiye aşamasındaki işlemler tasfiye memurları tarafından gerçekleştirilir. Bu aşamada tasfiye memurları borç ilişkisi düzenlemek için bilanço ve envanter hazırlarlar daha sonrasında ise şirket alacaklılarına ulaşarak alacaklarını öderler.

Tasfiye aşamasına geçilmesinin sonucunda

  • Şirketin Tüzel Kişiliği Varlığını Sürdürür
  • Şirketin Amacı Değişir

Şirketin amacı bu aşama ile tasfiye amacına dönüşür. Artık şirket kural olarak sadece tasfiye işlemleri yapabilir. Diğer eylemleri kısıtlanır.

  • Şirketin Ticaret Unvanı Zorunlu Ek Alır
  • Şirket Organları Varlığını Sürdürür

Tasfiye işleminin tamamlanması sonucunda tasfiye memurları şirketin ticaret unvanının silinmesi talebinde bulunurlar ve ticaret unvanı terkin edilir ve şirket tamamen sona erer.

ANONİM ŞİRKETLERİN SONA ERMESİ VE TASFİYESİ HAKKINDA YARGITAY KARARLARI


Şirketin Haklı Feshi ile ilişkin Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2019/896, K.  2020/3950, T. 8.10.2020 tarihli kararında

6102 Sayılı Kanun’un 531. maddesinde anonim şirketlerin haklı nedenle feshine ilişkin hüküm getirildiğini, davalı şirketin kötü yönetimi, amacın gerçekleşmesini ortadan kaldırır şekilde varlıklarının devredilmesi, şirket yöneticilerince amaç haricinde faaliyetlerde bulunup şirketin zarara uğratılması, 2006 yılından beri şirketin herhangi bir faaliyet göstermeyip zarar etmesi nedenleriyle şirketin haklı nedenlerle feshine karar verilmesini, bunun kabul edilmemesi halinde müvekkillerine pay bedellerinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkmalarına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.

Şirket yönetim kurulunun da yargılama sırasında şirket feshi ve tasfiyesini kabullendiği, tüm bu hususların davalı şirketin feshi için haklı neden niteliğinde olduğu ve davalı şirketin haklı sebeplerle fesih koşullarının oluştuğu, TTK’nin 531. maddesi gereğince şirketin feshine karar verilmesi yerine davacılara şirketteki paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerinin ödenip davacıların şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir bir çözüme karar verilebilecek ise de; şirket ortaklarının hemen tamamının şirket tüzel kişiliğini sürdürme iradelerinin bulunmadığı ve ortadan kalktığı, bu kapsamda şirketin feshi dışında başkaca bir çözüm bulunmadığı, TTK 531.maddesi kapsamında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamından sonra davamızda hemen tüm şirket ortaklarının ortaklıktan çıkmak istemeleri nedeniyle yeni bir durumun meydana geldiği, fesih kararı ile birleşen davanın konusunun kalmadığı gibi asıl davanın davacılarının dava ve ıslah dilekçesindeki talepleri gözetildiğinde bu davacıların bozma ilamı ile kazanılmış haklarının söz konusu olamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.

Bu anlatımlar ışığında somut olay incelendiğinde; Dairemiz bozma ilamında dava konusu şirketin ana sözleşmesinde yer alan faaliyet amaçlarını gerçekleştirmeye yarar bir kısım taşınmazlarını elinden çıkardığı, 2006 yılından beri gayri faal durumda olduğu, ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar nedeniyle davaların süregeldiği ve bu itibarla davada haklı nedenlerle fesih koşullarının gerçekleştiği sabit ise de; dosya içerisinde yer alan bilirkişi raporları ve belgelerden aile şirketi vasfındaki davalı şirketin halen elinde bulundurduğu malvarlıklarıyla şirket anasözleşmesinde yer alan amaçları rahatlıkla gerçekleştirebilecek durumda olduğu, davacı ortakların ortaklıktan ayrılması halinde şirket anasözleşmesinde yapılacak değişiklikle şirketin amaçlarının değiştirilebileceği, esasen davacı ortakların da ortaklıktan çıkmayı isteyip sadece ödenecek pay bedeli hususunda diğer ortaklarla anlaşamadıkları hususu gözetildiğinde şirketin, haklı nedenle feshi yerine davacı ortakların pay bedellerinin taraflarına ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesinin somut olaya uygun olacağı gözetilmeksizin yazılı gerekçeyle bu yöndeki talebin reddinin doğru görülmediği belirtilmiş olup, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş bozma ilamına uyulması ile ortaya çıkan usulü müktesap haklar da gözetilerek davacı ortakların pay bedellerinin hükme en yakın tarihteki gerçek değerinin tespiti ile davacı ortaklara ödenmesine ve bu suretle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesi olup, bozma ilamına aykırı şekilde şirketin feshine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.

Blog Yazılarımız:

ANONİM ŞİRKETLERDE SERMAYE ARTIRIMI VE AZALTIMI NASIL YAPILIR?

Stj. Av. Onur Zeybek
Av. Serhan Cantaş

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir