Suçluların İadesi (Geri Verilmesi) Nedir?

SUÇLULARIN İADESİ (GERİ VERİLMESİ) NEDİR?


GİRİŞ

Suç işledikten sonra yabancı bir ülkeye ya da ülkemize kaçan failin cezasız kalmaması, suçluların iade yoluyla teslimi ile mümkündür. Burada devletlerin birbirleriyle  karşılıklı bir yardımı söz konusudur. Bu şekilde ülkelerin suç işleyip kaçan faillere sığınak olması önlenmiş olacaktır.

Suçluların iadesi, yabancı ülkede işlenen bir suç nedeniyle hakkında adli merciler tarafından ceza soruşturması veya kovuşturması başlatılan ya da mahkumiyet kararı verilen bir yabancının, ilgili ülkenin talebi üzerine, soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılabilmesi ya da hükmedilen cezanın infazı amacıyla talep eden devlete iade edilmesidir. (6706 Sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu m.10/1)

Türkiye’de geri vermenin kaynağını 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.18 oluşturmaktaydı. Ancak madde hükmü Anayasa m.38/son ve 6706 sayılı Ceza İşlerinde Adli İşbirliği Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. Bu düzenlemeler dışında Türkiye, 1957 tarihli Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi (SİDAS) ve ikili anlaşmalar imzalayarak taraf olmuştur.

Belirtmek gerekir ki vatandaş iade edilemez. Bu kural ile vatandaşın korunması amaçlanmaktadır. Suçluların iadesi ancak yabancı kişiler için geçerlidir. Devlet, vatandaşını kendi mevzuatına göre yargılayacaktır. Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş suç teşkil eden fiil sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemeyecektir. Anayasa m.38/son ve 6706 sayılı Kanun ile bu kural kabul edilmektedir.

İade (Geri Vermenin) Koşulları Nelerdir?

1. Suç Belli Bir Ağırlıkta Olmalıdır.

Talep eden devlet hukuku ile Türk hukukuna göre, soruşturma veya kovuşturma aşamasında üst sınırı bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren suçlardan dolayı iade talebi kabul edilebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinin kabul edilebilmesi için hükmolunan cezanın en az dört ay hürriyeti bağlayıcı ceza olması gerekir. İadesi istenen kişinin birden fazla suçu bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin altında olsa dahi birlikte iadeye konu edilebilir. (6706 sayılı Kanun m.10/2)

Aynı kişi hakkında birden fazla devlet tarafından iade talebinde bulunulması hâlinde, suçların ağırlığı ve işlendiği yer, taleplerin geliş sırası, kişinin vatandaşlığı ve yeniden iade edilme ihtimali gibi şartlar dikkate alınarak, iade taleplerinden hangisinin öncelikli olarak işleme alınacağı Merkezî Makam tarafından belirlenir. (6706 sayılı Kanun m.10/3)

İade hâlinde, kişi ancak iade kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya kişinin mahkûm olduğu ceza infaz edilebilir. (6706 sayılı Kanun m.10/4)

2. Suç Türkiye’nin Güvenliğine Karşı, Türkiye’nin veya Bir Türk Vatandaşının ya da Türk Kanunlarına Göre Kurulmuş Bir Tüzel Kişinin Zararına İşlenmiş Olmamalıdır.3. Suç Zamanaşımına veya Affa Uğramamış Olmalıdır.

Fiil zamanaşımı ya da affa uğramış ise artık devletin suç ve suçlu ile ilişkisi kesilir. Zamanaşımının belirlenmesi bakımından, ilgili sözleşmede açıklık bulunmadığı sürece, iadenin talep edildiği tarih esas alınacaktır.

 Af bakımından ise, genel af hükmolunan cezayı bütün neticeleriyle ortadan kaldırır ve geri verme bakımından herhangi bir sorun olmayacaktır. Ancak özel af durumunda hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilmesi veya bu sürenin kısaltılabilmesi ya da adli para cezasına çevrilebilmesi mümkündür. Bu durumda cezanın tamamen ortadan kaldırıldığı veya adli para cezasına çevrildiği durumlarda iade mümkün değildir.

3. Geri Vermeye Konu Olan Suçun Talep Eden Ülke Yasasına Göre Ölüm Cezasını Gerektirmesi Halinde Bu Cezanın İnfaz Edilmeyeceği Konusunda Güvence Verilmiş Olmalıdır

İade talebinin, ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza gerektiren suçlara ilişkin olması halinde  iade talebi kabul edilmeyecektir. ( (6706 sayılı Kanun m.11/1-d). Dolayısıyla iade talepleri değerlendirilirken sadece idam cezası değil, iade talep eden ülkede söz konusu suç için öngörülen diğer cezalar da dikkate alınacaktır.

4. Suç Türkiye’nin Yargılama Yetkisine Giren Bir Suç Olmamalıdır

5. Suçun Düşünce Suçu veya Siyasi Suç ya da Askeri Suç Olmaması Gerekir

Suçun düşünce suçu veya siyasi ya da askeri suç niteliğinde olması halinde geri verme talebi reddedilir.

İade (Geri Verme) Amacıyla Gözaltı, Tutuklama vb. Koruma Tedbirleri

Ağır ceza mahkemesi iade sürecinin her aşamasında iadesi talep edilen kişi hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca koruma tedbirlerine karar verebilir. (6706 sayılı Kanun m.16) İadesi istenen kişi hakkında, yakalama, gözaltı, tutuklama, arama, elkoyma gibi koruma tedbirleri uygulanabilir.

İade sürecinde kişinin tutuklanması durumunda teslime kadar geçen süre içindeki tutukluluk durumu, ağır ceza mahkemesince en geç otuzar günlük sürelerle incelenir. ) Ağır ceza mahkemesinin iade talebinin kabulüne ilişkin kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde 19 uncu maddeye göre iade kararı verilmemesi hâlinde kişi hakkındaki koruma tedbirleri kaldırılır. Toplam tutukluluk süresi, kişinin iade talebine konu suçtan dolayı alabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz süresini geçemez

Geçici Tutuklama

1. Talebe Bağlı Geçici Tutuklama

İade talebine konu olabilecek bir suçun işlendiğinin kabulü için kuvvetli şüphe bulunması halinde, iade talebinin Merkezi Makam’a (Adalet Bakanlığı’na) ulaşmasından önce, Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası andlaşma hükümleri ve mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde, ilgili devletin talebi ve Merkezi Makamın uygun bulması üzerine kişi geçici olarak tutuklanabilir.

2. Talebe Bağlı Olmayan Geçici Tutuklama

İade talebine konu olabilecek ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 12/3-a bendi kapsamına giren bir suç işlediği yönünde kuvvetli şüphe bulunan kişi, ilgili devletin talebi aranmaksızın geçici olarak tutuklanabilir.

Suçlunun İadesi (Geri Verilmesi) Usulü

İadesi istenen kişinin rıza göstermesi halinde iade doğrudan gerçekleştirilir.

Ancak kişinin rızaya dayalı iade usulünü kabul etmemesi halinde mahkeme, iade şartlarını inceleyerek iade talebinin kabul edilebilir olup olmadığına karar verir. Mahkemenin bu kararına karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruları “üç ay” içinde sonuçlandıracaktır. Kararın kesinleşmesi halinde iade evrakı, karar ile birlikte Adalet Bakanlığı’na gönderilir.

Ağır ceza mahkemesince iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi hâlinde, bu kararın yerine getirilmesi, Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşü alınarak Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayına bağlıdır. (6706 sayılı Kanun m.19).

İadesine karar verilen kişinin, talep eden devlet makamları ile kararlaştırılan tarihte haklı bir neden olmaksızın teslim alınmaması hâlinde, bu tarihten itibaren otuz gün sonra mahkemece kişi hakkında verilen koruma tedbirleri kaldırılır. (6706 sayılı Kanun m.20/2)

İadesine karar verilen kişi hakkında, başka bir suç nedeniyle Türkiye’de soruşturması veya kovuşturması ya da infazı gerekli bir hapis cezası bulunması veya kişinin seyehat edebilecek durumda olmaması halinde, Merkezi Makam tarafından teslimin ertelenmesine karar verilebilir.

İade talebine konu suç bakımından ispat aracı olarak yararlı görülen veya suçun işlenmesiyle elde edilen ve kişi yakalandığında üzerinde ele geçen ya da daha sonra ortaya çıkan eşya, talep eden devlete teslim edilebilir. İadesi talep edilen kişinin ölümü, kaçması veya benzer sebeplerle iade hakkında bir karar verilememesi hâlinde de eşyanın teslimi gerçekleştirilebilir.

Türkiye’de yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma bakımından zorunlu olduğu takdirde eşyanın teslimi ertelenebilir.

İyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyanın teslim talepleri yerine getirilmez.

Suçluların İadesi (Geri Verilmesi) Talebinin Kabul Edilmeyeceği Haller

Suçluların iadesinin kabul edilmeyeceği durumlar şunlardır:

  • Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, iadesi talep edilen kişinin Türk vatandaşı olması. (6706 sayılı Kanun m.11/1-a)
  • İadesi talep edilen kişinin ırkı, etnik kökeni, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasî görüşleri nedeniyle bir soruşturma veya kovuşturmaya maruz bırakılacağına veya cezalandırılacağına ya da işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması. (6706 sayılı Kanun m.11/1-b)
  • İade talebine esas teşkil eden fiilin; (6706 sayılı Kanun m.11/1-c)
  • Düşünce suçu, siyasî suç veya siyasî suçla bağlantılı bir suç niteliğinde olması,
  • Sırf askerî suç niteliğinde olması,
  • Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmesi,
  • Türkiye’nin yargılama yetkisine giren bir suç olması,
  • Zamanaşımı veya affa uğramış olması.
  • İadesi talep edilen kişi hakkında, talebe konu fiil nedeniyle daha önce Türkiye’de beraat veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması.  (6706 sayılı Kanun m.11/1-ç)
  • İade talebinin, ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza gerektiren suçlara ilişkin olması.  (6706 sayılı Kanun m.11/1-d)

İade talebinin ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza gerektiren suça ilişkin olması halinde, talep eden devlet tarafından, öngörülen cezanın infaz edilmeyeceğine dair teminat verilmesi halinde, iade talebi kabul edilebilir.  (6706 sayılı Kanun m.11/3)

İadesi talep edilen kişinin, talep tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olması, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunuyor olması veya evli bulunması gibi kişisel hâlleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda iade talebi kabul edilmeyebilir. (6706 sayılı Kanun m.11/4)

İade Konusunda Karar Vermeye Yetkili ve Görevli Mahkeme

İade talebi hakkında karar vermeye, kişinin bulunduğu yer Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir. Kişinin bulunduğu yer belli değilse, Ankara ağır ceza mahkemesi yetkilidir. (6706 sayılı Kanun m.15)

İade talebine ilişkin karar vermesi üzerine Ağır Ceza Mahkemesi’nden, Cumhuriyet başsavcılığı talepte bulunur.

İADE (GERİ VERME) HAKKINDA YARGITAY VE AİHM  KARARLARI


 Terör Örgütü Üyesinin İadesi İle İlgili Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017/211 Sayılı Kararında

“1-6706 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca temyize tabi hükmün, yargılamasının duruşmalı olarak yapılması gerektiği gözetilmeyerek duruşma açılmaksızın tensiple karar verilmesi,

2-6706 sayılı Kanunun 17/2. maddesinde düzenlenen rızaya dayalı iade edilmesi hususunu kabul edip etmediği hakkında, mahiyeti ve hukuki sonuçları hatırlatılmak suretiyle, sanığın beyanının alınması gerektiğinin gözetilmemesi,

3-Sanığın iadesine konu silahlı terör örgütü olduğu iddia edilen örgütün kuruluşu, yapısı, amacı, faaliyetleri ile eylemleri hakkında somut bilgi ve belgeler temin edilmeden, iade dosyasındaki tanık beyanlarının aslı ve onaylı örnekleri getirtilmeden, fotoğraflardaki patlayıcı oldukları belirtilen maddelerin ne surette ele geçirildiği, niteliği ve patlayıcı madde olup olmadığına dair uzman kişilerce hazırlanan inceleme raporları bulunup bulunmadığı tespit edilmeden, ayrıca iade talebine dayanak beyan sahiplerinden bir kısmının iadeyi talep eden Çin Halk Cumhuriyeti tarafından idam edildiğine dair savcılıktaki savunmasının doğru olup olmadığı usulünce araştırılmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır.”

Suçlunun ABD’ye İadesi İle İlgili AİHM Kararı

  • Başvuru No.71537/14

Harkins/Birleşik Krallık Kararı

“Bu dava, başvuranın Amerika Birleşik Devletlerinde birinci dereceden cinayetten dolayı yargılanması için başvuran hakkında çıkarılan iade kararıyla ilgilidir. Birleşik Devletlerde, birinci derecede cinayetten mahkum edilmenin, şartlı tahliye olmaksızın zorunlu hapis cezası gerektirmesi nedeniyle, başvuran, iade edilmesinin, Sözleşmenin 3. (insanlık dışı veya aşağılayıcı muamelenin yasaklanması) ve 6. maddelerinin (adil yargılanma hakkı) ihlal edilmesine neden olacağını ileri sürmektedir.”

Blog Yazılarımız:

Ceza İnfazının Ertelenmesi Talebi Dilekçesi

Av. Tuğçe Çığlı
Av. Serhan Cantaş