Ceza Hukukunda Yargılamanın Yenilenmesi

CEZA HUKUKUNDA YARGILAMANIN YENİLENMESİ


GİRİŞ

Ceza hukukunda kanun yolları olağan ve olağanüstü kanun yolları olarak ikiye ayrılmaktadır. Olağan kanun yoluna “kesinleşmemiş hükümlere” karşı başvurulabilirken, olağanüstü kanun yollarına ise “kesinleşmiş hükümlere” karşı başvurulabilir.

Ceza Muhakemesinde 3 tür olağanüstü kanun yolu bulunmaktadır. Bunlar:

  • Olağanüstü İtiraz
  • Kanun Yararına Bozma
  • Yargılamanın Yenilenmesi

Yargılamanın yenilenmesi, kanunda belirtilen sebeplerin varlığı halinde kararı veren mahkemenin yargılamayı baştan itibaren yaparak yeniden karar vermesidir. Kesinleşen son kararlara karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. Yargılamanın yenilenmesine başvurabilmek için kesinleşmiş olan hükmün nasıl kesinleştiğinin bir önemi yoktur. Yargılamanın yenilenmesi yoluna kişiler doğrudan başvurabilecektir. Hüküm kesinleştikten sonra infaz aşamasında, hatta infaz tamamlandıktan sonra hükümde yanlışlıklar olduğu saptanabilir, işte bu yanlışlığın düzeltilebilmesine yönelik olan bir kanun yoludur.

Yargılamanın Yenilenmesi Başvuru Süresi Nedir?

Yargılamanın yenilenmesine başvurulabilmesi herhangi bir süreye tabi değildir. Bu olağanüstü kanun yolu için herhangi bir hak düşürücü süre ya da zamanaşımı öngörülmemiştir.

Ancak AİHM kararlarına dayanan başvurular, AİHM kararının kesinleştiği tarihten itibaren “bir yıl” içinde istenebilecektir.

YARGILAMANIN YENİLENMESİ SEBEPLERİ NELERDİR? 

1. Hükümlü Lehine Yargılamanın Yenileme Sebepleri

Yargılamada Hükmü Etkileyen Sahte Belge Kullanılması(CMK md.311/1-a):Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahte olduğunun saptanması durumunda yargılamanın yenilenmesi talep edilebilecektir. Sahteliğin suç teşkil etmesi gerekmektedir. Belgeyi hazırlayan kişi, sahteliğin lehe veya aleyhe değerlendirilmesinde esas alınır. Eğer sahtelikten sanığın haberi yoksa bu durum “lehe” yenileme sebebi oluşturacaktır. Ancak sanığın sahtelikten haberi varsa ve hatta sahteliği kendi hazırlamışsa sahtelik “aleyhe” yenileme sebebi olacaktır.

Ancak belgenin tek başına sahte olması yeterli değildir, bu belge aynı zamanda duruşmada kullanılmalı ve hükmü etkilemelidir.

Gerçeğe Aykırı Tanıklık veya Bilirkişilik Yapılması(CMK md.311/1-b): Yemin verilerek dinlenmiş olan tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği saptanırsa yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilir. Burada hükmü etkilemiş olmak gerekir, Dolayısıyla tanığın susması halinde ya da tanıklıktan çekinme halleri yargılamanın yenilenmesi sebebi olmayacaktır.

Hakimin Görevini Yerine Getirirken Kusurlu Davranması (CMK md.311/1-c): Hükme katılmış olan hakimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulabilecektir.  Ancak belirtmek gerekir ki kusurlu hareket ancak bir “hakim” tarafından gerçekleştirilirse yargılamanın yenilenmesi sebebi olacaktır. Bunun dışında savcıların böyle bir kusurlu hareket gerçekleştirmesi durumunda yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemeyecektir.

Mahkumiyet Hükmünün Dayanağı Olan Başka Bir Hükmün Ortadan Kalkması(CMK md.311/1-d): Ceza hükmü, hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ortadan kalkması durumunda yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilecektir.

Yeni Olaylar veya Yeni Delillerin Ortaya Konması(CMK md.311/1-e): Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın “beraatini” veya “daha hafif bir cezayı içeren” kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olması halinde yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilecektir. Hem yeni delil hemde delil niteliği taşımasa da eğer yargılamanın akıbetini değiştirebilecek olaylar yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturacaktır. Olay ve deliller mutlaka yeni olmalıdır. Bu olay veya delil daha önce mahkemede tartışılmamış olmalıdır. Yeni kavramına, taraflarca bilinen ancak yargılama makamının hüküm verirken bilmediği şeyler girebilecektir. Delilin varlığı mahkemece bilinmektedir ancak o delile ulaşılamamıştır. Dolayısıyla mahkemenin delilin varlığından haberdar olması, delilin yeni olma özelliğini etkilemeyecektir. Varlığı bilinmesine rağmen ulaşılamayan deliller de sonradan ortaya çıkması durumunda yenidir.

Ancak belirtmek gerekir ki yeni olay ve delilin varlığı yargılamanın yenilenmesi için tek başına yeterli değildir. Bular yalnız başına veya önceden mahkemeye sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde, sanığın “beraatini” ya da “daha az ceza ile mahkum edilmesini” gerektirecek nitelikte olmalıdır.

AİHM Kararı ile Hak İhlalinin Tespit Edilmesi (CMK md.311/1-f): Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi halinde yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilecektir.

2. Sanık veya Hükümlünün Aleyhine Yargılamanın Yenilenmesi Sebepleri

Sahte Belge Kullanılması (CMK md.314/1-a): Duruşmada sanığın veya hükümlünün lehine ileri sürülen ve hükme etkili olan bir belgenin sahteliğinin saptanması halinde yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilecektir.

Hakimin Hükümlü Lehine Görev Kusuru İşlemesi (CMK md.314/1-b): Hükme katılmış olan hakimlerden birinin, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek nitelikte olarak görevlerini yapmada sanık veya hükümlü lehine kusur etmiş olması halinde yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilir.

Sanığın İkrarı (CMK md.314/1-c): Sanığın, beraat ettikten sonra suçla ilgili olarak hakim önünde güvenilir nitelikte ikrarda bulunması halinde yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilir. Sanık beraat kararının kesinleşmesinden sonra ikrarda bulunmuş olmalıdır, kesinleşmeden önce yapılan ikrarlar olağan kanun yollarında değerlendirilecektir.

Sanığın ikrarı sadece kendisi aleyhine yargılamanın yenilenmesi sebebidir. İştirak halinde işlenen suçlarda, sanığın ikrarı yalnız kendisi için sonuç doğurur, diğer sanıklar aleyhine yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturmayacaktır. Ancak sanığın ikrarının diğer sanıklar lehine olduğu hallerde, yeni olay veya yeni delile dayanılarak bunlar lehine de yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilecektir.

Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusu Hükmün İnfazını Durdurur mu?

Yargılamanın yenilenmesi başvurusu, infazın ertelemez. Ancak bu kural kesin değildir. Mahkeme gerekli görürse henüz başlamamış olan infazın ertelenmesine ya da başlamış olan infazın durdurulmasına karar verebilecektir.

Hangi Hallerde Yargılamanın Yenilenmesi Mümkün Değildir?

Yargılamanın yenilenmesi sebepleri ve bu talebin kabulüne ilişkin sebepler kanunda sayılmıştır. Ancak bazı haller özel olarak düzenlenmiştir. Bu haller Ceza Muhakemesi Kanunu madde 315’te düzenlenmektedir.

  • Cezanın değiştirilmesi talebi hüküm kurulan maddenin sınırları içinde kalmış ise bu amaçla yapılan yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilmeyecektir.
  • Hatanın giderilebilmesini sağlayacak başka bir yol varsa, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemez.

Yargılamanın Yenilenmesine Engel Olmayan Haller

Hükmün infaz edilmiş olması ve hükümlünün ölümü yargılamanın yenilenmesine engel olmaz. Ölüm halinde, hükümlünün eşi üstsoyu, altsoyu ve kardeşleri yargılamanın yenilenmesine başvurabilirler. (CMK m.313/2) Bu sayılan kişilerin yokluğu halinde Adalet Bakanı da yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilecektir. (CMK m. 313/3)

Yargılamanın Yenilenmesi Başvurusunu Kimler Yapabilir?

Mahkeme re’sen yargılamanın yenilenmesine karar vermez. Hükümlü ya da Cumhuriyet Savcısı yargılamanın yenilenmesini isteyebilecektir. Ancak belirtmek gerekir ki hükümlü kendi aleyhine yargılamanın yenilenmesini isteyemez. Buna karşılık Cumhuriyet savcısı, hükümlünün lehine ve aleyhine yargılamanın yenilenmesini isteyebilecektir.

Yargılamanın Yenilenmesi İsteminin Kabulü veya Reddi (CMK m.319)

Yargılamanın yenilenmesi talebi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Mahkeme yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına karar verecektir. İstemin kabule değer olup olmadığına ilişkin kararın aynı mahkemece, ancak hükmü veren başkan ve üyeler dışındaki hakimlerden oluşan heyetçe verilmesi gerekir.  Bu karar dosya üzerinden, duruşma yapılmaksızın verilecektir. Kabule değer olduğuna karar verirse delil toplama işleminden başlayarak mahkeme yargılamayı baştan yapacaktır.

 Yargılamanın yenilenmesi istemi şu hallerde kabule değer görülmeyerek reddedilecektir:

  • Talep kanunda belirtilen şekilde yapılmamışsa
  • Yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemişse
  • Öne sürülen yargılamanın yenilenmesi sebeplerini teyit edecek delil gösterilmemişse

Yargılamanın Yenilenmesi Talebinin Reddi Kararına İtiraz

Yukarıda sayılan hallerden herhangi biri var ise yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilecektir. Bu kararlara karşı “itiraz yolu” açıktır.  Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesi veya reddedilmesi kararına karşı Cumhuriyet savcısı ve ilgililer 7 gün içinde itiraz kanun yoluna başvurabilecektir. (CMK md.319)

Yargılamanın Yenilenmesi Kararı Verilmesi ve Delillerin Toplanması

Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi talebini yerinde bulursa delillerin toplanması için bir naip hakimi veya istinabe olunan mahkemeyi görevlendirilebileceği gibi kendisi de bu hususları yerine getirebilir. (CMK m.320/1)

Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhuriyet savcısı ve hakkında hüküm kurulmuş olan kişiden yedi gün içinde görüş ve düşüncelerini bildirmeleri istenir. (CMK m.320/3)

Yargılamanın Yenilenmesi Neticesinde Hüküm Verilmesi

Hükümlü ölmüşse mahkeme yeniden duruşma yapmaksızın gerekli delilleri topladıktan sonra hükümlünün beraatine veya yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verir. Diğer hallerde de mahkeme yeterli delil varsa Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü aldıktan sonra duruşma yapılmaksızın hükümlünün beraatine karar verecektir. Beraat ile birlikte önceki hükmün ortadan kaldırılması da karar altına alınacaktır.

Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan kişi dilerse kararı Resmi Gazetede veya diğer bir gazetede yayınlatabilir. Yayın masrafı Hazine tarafından karşılanacaktır.

Yeniden yargılama yapan mahkeme, ya önceki kararını onaylar ya da hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir. Yeniden verilecek hüküm mahkumiyet hükmü olacak ise hükümlü lehine başvuru yapılan hallerde verilecek ceza öncekinden ağır olamaz.

Eğer mahkeme beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı verirse önceki mahkumiyet kararının tamamen veya kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddi ve manevi zararlar tazmin edilecektir.

YARGILAMANIN YENİLENMESİ HAKKINDA YARGITAY KARARLARI


 Yargılamanın Yenilemesinde, Önceki Yargılamada Görev Yapan Hakimin Aynı İşte Görev Alamaması Hakkında Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 13.01.2010 E.2009/10007, 2010/4 Sayılı Kararında

“Yargılamanın yenilenmesi isteminde, önceki yargılamada görev yapan hakim, aynı işte görev alamaz. Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olup olmadığına ilişkin kararın aynı mahkemece, ancak asıl kararı veren başkan ve üyeler dışındaki hakimlerden oluşturulan heyetçe verilmesi gerekir. Asıl kararı veren heyette görev alan hakimin yargılamanın yenilenmesi istemi hakkında karar veren heyette de görev alması usul ve yasaya aykırıdır. Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararın ortadan kaldırılmasına ve talebin kabulüne karar verilmesi gerekir.”

Hüküm Niteliğinde Olmayan, Hükmün Açıklanmasının Geriye Bırakılması Kararına Karşı Yargılamanın Yenilenmesi Hakkında Yargıtay Kararı

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi 28/11/2019, E.2019/7452, 2019/13271 Sayılı Kararında

“Mersin 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/10/2009 tarih ve 2008/769 Esas, 2009/1033 Kararı ile dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ve 5271 Sayılı Yasanın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/05/2011 gün, 2011/4-61, 79 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, CMK’nın 223. maddesinde sayılan , davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkumiyet hükmü kurulması halinde, temyiz incelemesine konu olabilecektir. CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi, ancak kesin hükümlere karşı başvurulabilecek olağanüstü bir yasa yolu olup, hüküm niteliğinde bulunmayan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yargılamanın yenilenmesi isteminin, CMK’nın 318/1. maddesi uyarınca kabule değer olmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, anılan madde uyarınca isteminin kabulüne karar verilip, yargılama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi”

Blog Yazılarımız:

Karar Verilmesine Yer Olmadığı Kararı

Av. Tuğçe Çığlı
Av. Serhan Cantaş