Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak İlamlar Nelerdir?

Paylaş:

Kesinleşmeden icraya konulamayacak ilamlar; taşınmaz aynına ilişkin ilamlar, aile ve kişiler hukukuna ilişkin ilamlar, sayıştay ilamları, yabancı mahkeme veya hakem kararlarının tenfizine ilişkin ilamlar, menfi tespit ve istirdat ilamları, istihkak davalarına ilişkin ilamlar, kira tespit ilamları ve bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler ve bunlar için düzenlenen ayni haklara ilişkin ilamlardır.

Kural olarak mahkeme ilamları kesinleşmesine gerek duyulmadan ilamlar icraya konu edilebilirken bazı kararlar kesinleşme olmaksızın icraya konu edilemez.

1. Taşınmaz Aynına İlişkin İlamlar

Esasen bu konuda alınmak istenen önlem taşınmaz mal ile mal sahibi arasındaki bağın bir anda kesilmesi sonucunda hak kaybına uğramamasını sağlamaktır.  Misaldir ki icra kararı kesinleşmemiş taşınmaz mala icra uygulanırsa ve misali karar bozulursa hak sahibine iadesi imkansızlaşacaktır.

MADDE 367– ‘’(1) Temyiz, kararın icrasını durdurmaz. İcra ve İflas Kanununun icranın geri bırakılmasıyla ilgili 36 ncı maddesi hükmü saklıdır. Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.

(2) Kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez.’’

2. Aile ve Kişiler Hukukuna İlişkin İlamlar

Korunması öngörülen aile ve kişilik haklarının konu edindiği ilamlar, hassas konular olmasından ötürü kesinleşmeden icraya konulamazlar.

3. Sayıştay İlamları

SAYIŞTAY KANUNU MADDE 53 – ‘’(1) Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içerisinde yerine getirilir. İlam hükümlerinin yerine getirilmesinden, ilamların gönderildiği kamu idarelerini üst yöneticileri sorumludur.

(2) İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.’’

4. Yabancı Mahkeme Veya Hakem Kararlarının Tenfizine İlişkin Verilen İlamlar

Yabancı mahkeme veya hakem kararlarının tenfizine ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konu olamayacağından MÖHUK’de (MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN) bahsedilmiştir. İlgili kanun maddeleri aşağıda yer almaktadır. Özellikle madde 50’de bahsi geçtiği üzere yabancı ilamın Türkiye’de icra edilebilinir olabilmesi için hükmün Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmelidir.

  • MADDE 50 – ‘’(1) Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye’de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır.

(2) Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir.’’

  • MADDE 57 – (1) Tenfizine karar verilen yabancı ilâmlar Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmlar gibi icra olunur.

(2) Tenfiz isteminin kabul veya reddi hususunda verilen kararların temyizi genel hükümlere tâbidir. Temyiz, yerine getirmeyi durdurur.’’

  • MADDE 60 – ‘’(1) Kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir.

(2) Yabancı hakem kararlarının tenfizi, tarafların yazılı olarak kararlaştırdıkları yer asliye mahkemesinden dilekçeyle istenir. Taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı takdirde, aleyhine karar verilen tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu, bu da yoksa icraya konu teşkil edebilecek malların bulunduğu yer mahkemesi yetkili sayılır.’’

5. Menfi Tespit ve İstirdat (Geri Alma) Davalarına İlişkin Verilen İlamlar

İstirdat, Türk Dil Kurumunca geri alma anlamına gelmektedir. Menfi ispat davası ise borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat etmek için açılabilir. Menfi tespit davalarında ilam kesinleşmeden icra konulamaz.  Eğer istirdat davası, Menfi tespit davasından doğmuşsa verilen ilam kesinleşmeden icraya konulamaz. Bu tür İstirdat davalarının dışında kalan istirdat davalarında, kesinleşme koşulu bulunmaz. Madde 72’de menfi tespit davaları açıklanmıştır bahsi geçen maddenin bazı kısımları aşağıda bulunmaktadır.

  • Madde 72 –Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.

Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.

Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.”

6. İstihkak Davalarına İlişkin İlamlar

     Türk Dil Kurumunca İstihkak hak kazanma anlamına gelmektedir. İstihkak davalarında da bir mülkiyet üzerinde hak talep etme mevcuttur. Bu talebin doğrultusunda verilen ilam da kesinleşmeden icraya konulamaz.

7. Kira Tespit İlamları

  • Yargıtay Kararı – 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/2324 K. 2017/2564 T. 27.2.2017

‘’…Mahkemece, takip dayanağı ilamın hüküm bölümünde kira sözleşmesinin geçerli olduğunun tespitine karar verildiği, kira tespit ilamlarının kesinleşmeden icraya konulamayacak ilamlardan olduğu, kötü niyet tazminatına ilişkin şartların ise oluşmadığı gerekçesiyle şikayetin kısmen kabul kısmen reddine, icra emrinin iptaline, kötü niyet tazminatına ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir…’’

  • Yargıtay Kararı – 12. Hukuk Dairesi, E. 2010/5685 K. 2010/17771 T. 5.7.2010

‘’…Takibe konu ilam taşınmazın aynı ile ilgili olup, kesinleşmeden icraya konulamayacak ilamlardandır. Her ne kadar ilamın arkasında, onama ilamının tebliğ edilmesine rağmen karar düzeltme yoluna gidilmemiş olması nedeniyle kesinleştiği yönünde şerh verilmiş ise de, ilam borçlusu, onama ilamının kendisine tebliğ edilmediğini, takip ile kararın onandığını öğrendiğini ve bu tebligatın usulsüzlüğünün giderilmesi için karar düzeltme hakkını kullanarak başvuruda bulunduğunu belirtmiştir. Bu durumda şikayetçinin ileri sürdüğü hususların araştırılıp sonuca bağlanması için mahkemece öncelikle duruşma açılıp varsa bahsi geçen dava dosyası da celp edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.’’

  • Bölge Adliye Mahkemesi Kararı – İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 12. HD., E. 2022/1320 K. 2022/1043 T. 7.7.2022

‘’…Mahkemece, İİK.’nun 257 ve müteakip maddelerine göre şartları oluştuğundan alacaklı vekilinin talebinin kabulü ile % 15 teminat karşılığında borçlunun borcuna yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir. İhtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili, İstanbul Anadolu 5 ATM nin 16/03/2022 tarih 2021/102 esas ve 2022/213 karar sayılı ilamı uyarınca ihtiyati haciz kararı verildiğini kararın menfi tespit davasına ilişkin olduğunu ve kararın kesinleşmeden icraya konulmasının mümkün olmadığını, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmesi üzerine ,Mahkemece, ihtiyati hacze dayanak yapılan ilamın menfi tespit istemine ilişkin olduğu, 16/03/2022 tarihinde karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, ilamın kesinleşmeden icraya konulamayacak ilamlardan olduğu anlaşılmakla itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş…’’

Blog Yazılarımız: Yabancı Para Alacağı Dava veya İcra Takibine Nasıl Konu Edilir?

Stj. Av. Berçem Acat
Av. Serhan Cantaş