Ses ve Görüntülerin Kayda Alınması Suçu (TCK madde 286)

Ses veya görüntülerin kayda alınması suçu, özel hayatın gizliliğini ihlal etmektedir. TCK madde 134’te de belirtildiği üzere özel hayatın ihlalinin kayda alınması suretiyle işlenmesinde bu cezanın ağırlığı arttırılır.

Madde 286- (1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

  • Adli para cezasına çevrilebilir.
  • Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
  • Şikâyete tabi değildir, savcılık tarafından re ’sen soruşturulur.
  • Görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir.
  • Ayrıca HMK Madde 153’te de TCK 286 hükümleri uygulanır.

Kayıt ve Yayın Yasağı Nedir?

HMK Madde 153- (1) Duruşma sırasında fotoğraf çekilemez ve hiçbir şekilde ses ve görüntü kaydı yapılamaz. Ancak, dava dosyasında saklı kalmak kaydıyla, yargılamanın zorunlu kıldığı hâllerde, mahkemece çekim yapılabilir ve kayıt alınabilir. Bu şekilde yapılan çekim ve kayıtlar ile kişilik haklarını ilgilendiren konuları içeren dava dosyası içindeki her türlü belge ve tutanak, mahkemenin ve ilgili kişilerin açık izni olmadıkça hiçbir yerde yayımlanamaz.

(2) Duruşma sırasında bu yasağa aykırı davranan kişi hakkında 151 inci madde hükmü uygulanır.

(3) Kayıt ve yayın yasağına aykırı davranan kişi hakkında, ayrıca Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesi hükümleri uygulanır.

  • Duruşma sırasında görüntü ve ses kaydı yapılması yasaktır fakat yargılamanın zorunlu kıldığı hallerde mahkemece çekim yapılabilir. (Açık izin olması gerekir.)
  • Duruşma sırasında bu yasağa aykırı davranan kişiler hakkında HMK 151 uygulanır. Bu madde gereğince hâkim, duruşmanın düzenini bozan kimseyi bunu yapmaktan meneder ve derhal duruşma salonunu terk etmesini emreder (Bu emir avukatlara karşı yapılamaz.) Bir kimse, ihtara rağmen mahkemenin düzenini bozar veya mahkeme huzurunda uygun olmayan bir söz söylemeye veya davranışta bulunmaya devam ederse derhâl yakalanır ve hakkında dört güne kadar disiplin hapsi uygulanır. Mahkemenin düzenini bozan eylem ayrıca bir suç teşkil ediyorsa bu durum bir tutanak ile savcılığa gönderilir ve gerekiyorsa (avukatlar hariç) fiili işleyenin tutuklanmasına karar verilir.

Kişiler Arasındaki Konuşmaların Kayda Alınması ve Saklanması Suç Mudur?

Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (47)

(2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (47)

(3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.’’

TCK 286. Madde Gerekçesi

MADDE 286.– Madde metninde, soruşturma ve kovuşturma evrele­rindeki işlemlerin yapılışı sırasındaki ses ve görüntülerin yetkisiz olarak kayda alınması veya nakledilmesi, suç olarak tanımlanmıştır. Hâkim veya savcı tarafından uygun görülmesi durumunda, kayıt alma işleminin yapılma­sının suç oluşturmayacağı muhakkaktır. Bu nedenle, madde metninde bu kayıt ve nakletme işlemlerinin “yetkisiz olarak” yapılmasının, söz konusu suçu oluşturacağı kabul edilmiştir.

Ses ve Görüntülerin Kayda Alınması Suçu Hakkında Yargıtay Kararları


  • Yargıtay Kararı- 12. Ceza Dairesi, E. 2013/25804 K. 2014/10762 T. 5.5.2014

‘’Ancak kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntülerini dinleme, izleme ya da kaydetme eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemeyeceği…’’

  • Yargıtay Kararı- 16. Ceza Dairesi, E. 2015/4255 K. 2016/1499 T. 7.3.2016

‘’Katılan …’ye yönelik hakaret ile ses veya görüntülerin kayda alınması suçlarından, seçenek yaptırım olan adli para cezaları ve doğrudan hükmedilen adli para cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla

değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceğinden, hüküm fıkrasındaki TCK’nın 52/4. maddesi gereğince yapılan ihtarat sonuca etkili görülmemiştir.

Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret, ses veya görüntülerin kayda alınması suçlarından yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, katılanlara ve müştekiye yönelik iftira suçlarından sanığın kastının olmadığı, hakim ve savcılara yönelik iftira suçundan mağdurların belli olmadığı gerekçeleri ile hüküm kurulmasına yer olmadığına yönelik hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre verilen kararlarda bir isabetsizlik görülmemekle sanığın ve katılan …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükümlerin ONANMASINA, 07.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.’’

Blog Yazılarımız: Organ veya Doku Ticareti Suçu ve Cezası (TCK madde 91)

Stj. Av. Berçem Acat
Av. Serhan Cantaş