8. Yargı Paketinde Ceza ve İnfaz Değişiklikleri Nelerdir?

Paylaş:

8. Yargı paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. 8. Yargı Paketi ile Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu başta olmak üzere birçok kanunda değişikliğe gidilecek.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yasanın amacını “Buradaki amaç yargı hizmetlerinin etkinliğinin artırılması, vatandaşlarımızın adalet hizmetlerinden memnuniyetinin en üst seviyeye çıkartmak, yargının hızlandırılmasına yönelik usuli düzenlemeleri hayata geçirmek. Yine Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) süreç içerisinde iptal ettiği usule ilişkin maddeler vardı, onların düzenlenmesine yönelik maddeler var. Suçla etkin mücadele, terörle etkin mücadele bakımından önemli gördüğümüz hususlar var. Kişisel verilerin korunması hassasiyetle korunması gerekiyor. Vatandaşlarımızın kişisel verilerinin yurt dışına aktarılması hususunda sorumlulukları belirleyen, o şirketlere veri sorumlusu ve onların cezai mahiyelerini belirleyen önemli düzenlemeler var. Türk Ceza Kanunu’nun hem suç örgütleri bakımından hem de terör örgütleri bakımından 220 ve 314’üncü maddeleri var. O maddelerde, ‘Örgüt üyesi olmamakla beraber, örgüt adına suç işleyen kişi örgüt üyesi gibi cezalandırılır’ maddesi vardı. AYM bunu iptal etti. Bunu ağır bir yaptırım olarak gördü, orantılı bir ceza değil şeklinde bir gerekçe ile iptal söz konusu oldu. Bu iptal neticesinde yasal düzenlemeyi gerçekleştirmek gerekiyor. Terörle mücadelede bir zafiyetin olmaması gerekiyor.” İfadelerini kullanarak açıkladı.

8. Yargı Paketi Ne Zaman Yürürlüğe Girecek?

Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile düzenlenen maddelerden 1 inci, 2 nci, 3 üncü, 9 uncu, 12 nci, 13 üncü, 14 üncü, 17 nci, 18 inci, 19 uncu, 20 nci, 21 inci, 33 üncü, 34 üncü, 35 inci, 36 ncı maddeleri 1/6/2024 tarihinde; 37 nci maddesinin birinci, ikinci, beşinci, yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu ve onbirinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının (b) bendi 1/6/2024 tarihinde; 37 nci maddesinin dördüncü fıkrasıyla 5252 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik 1/6/2024 tarihinde, yürürlüğe girecek, diğer hükümler ise yayım tarihinde yürürlüğe girecektir.

Türk Ceza Kanununda Yapılacak Değişiklikler

  • Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda zamanaşımı, herhangi bir şekilde suç tarihinden itibaren bir yılı geçemez.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler müsadere haricinde kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade edecektir.
  • Ön ödemeye ilişkin TCK hükümlerinin uygulama alanına hakaret suçu da eklenecektir. (125 inci maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi ve dördüncü fıkrası)
  • TCK 52 ve 75’inci maddenin birinci fıkrasında ve 5252 sayılı Kanunun 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında, yapılan düzenlemeler 1/4/2024 tarihi ve sonrasında işlenen suçlar bakımından uygulanacaktır.
  • Basit yargılama usulünde itirazda yargılama giderine, vekâlet ücretine veya maddi hataya ilişkin olması halinde 268’inci maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanacaktır.
  • Sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğine dair ibare kaldırılacaktır.
  • Adli para cezasının miktarı bir güne karşılık olarak en az yirmi en fazla yüz değil en az yüz en fazla beş yüz şeklinde değiştirilecektir.
  • Hüküm açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilecektir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286’ncı madde hükümleri uygulanacaktır.
  • İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması halinde tevzi kriterlerine göre belirlenenecek asliye ceza mahkemesine gönderilecek ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunacaktır. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi halde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılacak ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunacaktır.
  • Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz edilebilecektir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir değerlendirme yapabilecektir.
  • Daha önce sorgusu yapılmamış ise, mahkûmiyet kararı verilemeyeceği gibi ceza verilmesine yer olmadığı kararı da verilemeyecektir.
  • Hapis süresinin belirlenmesinde bir gün karşılığı olarak yüz milyon Türk Lirası değil beş yüz Türk Lirası şeklinde değiştirilecektir.
  • TCK’nın uzlaştırma hükümleri kapsamına girmeyen hallere hakaret suçu da eklenmiştir. (125 inci maddenin ikinci fıkrası)
  • Mahsupa ilişkin hükümlerde bir gün yüz Türk Lirası değil beş yüz Türk Lirası şeklinde değiştirilecektir.
  • Ağır para cezasının dönüştürülmesine ilişkin hükümlerde adli para cezalarında cezanın alt sınırı dört yüz elli milyon ce üst sınırı yüz milyar değil alt sınırı ikibinbeşyüz, üst sınırı beş yüz bin Türk Lirası şeklinde değiştirilecektir.
  • Ön ödeme bakımından hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz değil yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.
  • Ön ödemeye ilişkin TCK hükümlerinin uygulama alanına hakaret suçu da eklenecektir. (125 inci maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi ve dördüncü fıkrası)
  • Hüküm açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler müsadere haricinde kurulan hükmün sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade edecektir..

Ceza Muhakemesi Kanununda Yapılması Öngörülen Değişiklikler

  • Uzlaşma teklifinde bulunulduktan sonraki yedi gün içinde kararını bildirmeyen şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, teklifi reddetmiş sayılacaktır. Önceki düzenlemede bu süre 3 gündü.
  • Uzlaşma sağlandığında, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar haricinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacaktır.
  • Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya sürekli olması durumunda; sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı değil durma kararı verilecektir. Durma süresince zaman aşımı işlemeyecektir. Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda, mahkemece hüküm açıklanması yerine yargılamaya kaldığı yerden devam edilecektir.
  • İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılacaktır.
  • Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren artık iki hafta içerisinde istinaf yoluna başvurabileceklerdir. Önceki düzenlemede bu süre 7 gündü.
  • Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren artık yedi gün değil, iki hafta içerisinde bu husustaki cevaplarını bildirebilirler.
  • Temyiz istemi, hükmün açıklanmasından itibaren değil gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılacaktır.
  • Hüküm, temyiz yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlayacağına ilişkin hüküm kaldırılacaktır.
  • Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtecektir.
  • Eski hale getirme kurumuna ilişkin olarak TCK’nın 41’inci maddesinin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/4/2024 tarihinde ve sonrasında kalkan engeller bakımından uygulanacaktır. Bu tarihten önce kalkan engeller bakımından değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz süresine ilişkin olarak 173’üncü maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklik, 1/4/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacaktır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.
  • Kanun yollarına başvuru şekli ve süreleri ile bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına ve cevap sürelerine ilişkin 268, 273, 276, 277, 291, 294, 296, 297, 308, 308/A, 319 ve 320 nci maddelerde yapılan değişiklikler, 1/4/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacaktır. Bu tarihten önce verilen kararlar hakkında önceki hükümler ile yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.
  • Yürürlükten kaldırılacak olan 275’inci maddenin ikinci fıkrası, 293’üncü maddenin ikinci fıkrası ve 295’inci maddesi hükümlerinin, 1/4/2024 tarihinden önce verilen kararlar bakımından uygulanmasına devam edilecektir.
  • Temyiz süresi ile bu sürenin kararın tebliğinden itibaren işlemeye başlamasına ve cevap süresine ilişkin 291, 296 ve 297’nci maddelerde yapılan değişiklikler, 23/3/2005 tarihli ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8’inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında olup da 1/4/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında da uygulanacaktır. Yapılan kanun yoluna ilişkin değişiklikler, 1/4/2024 tarihi ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında uygulanacaktır.
  • 1/4/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında itiraz kanun yolunun uygulanmasına devam edilecektir. Bu itirazlar, değişiklikten önceki hükümlere göre sonuçlandırılacaktır.
  •  1/4/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarıyla ilgili olarak 231’inci maddenin on birinci fıkrası gereğince hükmün açıklanması veya yeniden kurulması halinde, değişiklikten önceki kanun yoluna ilişkin hükümler uygulanacaktır.
  • 1/4/2024 tarihinden önce verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bakımından sanığın kabul etmesi şartı aranmaya devam edilecektir. TCK’nın 251’inci ve 252’nci maddelerinde yapılan düzenlemeler 1/4/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.
  • Soruşturma veya kovuşturma evresinde olup da bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla uzlaşmanın sağlanmış olduğu dosyalar bakımından TCK’nın 253’üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik ve 75’inci maddesinin altıncı fıkrasında yapılan değişiklik uygulanmayacaktır. Bu dosyalar, 253’üncü maddenin üçüncü fıkrasının değişiklikten önceki hükümlerine göre sonuçlandırılacaktır. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 254’üncü maddenin ikinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dosyalar bakımından bu maddeyi ihdas eden Kanunla 254’üncü maddenin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uygulanmayacaktır. Bu dosyalar, değişiklikten önceki hükümlerine göre sonuçlandırılacaktır. Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 5237 sayılı Kanunun 73’üncü maddesinin ikinci fıkrasında yapılan düzenleme, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla soruşturma veya kovuşturma evresine geçilmiş dosyalar bakımından uygulanmayacaktır. TCK’nın 272’nci maddesinde yapılan düzenleme 1/4/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.
  • Eski hale getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde sunulacaktır. Önceki düzenlemede yedi gündü.
  • Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten on beş gün içinde değil, iki hafta içinde itiraz edilebilecektir.
  • Basit yargılama usulünde beyan ve savunmaların süresi iddianamenin tebliğinden itibaren on beş gün içinde değil, iki hafta içerisinde yapılacaktır.
  • Hakim ve mahkeme kararına karşı itiraz yedi gün içerisinde değil, iki hafta içerisinde yapılacaktır.
  • Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları haricinde, sonuç olarak belirlenen ceza üç bin Türk Lirasıydı. Yeni düzenlemeyle beraber on beş bin Türk Lirası şeklinde değiştirilecektir.
  • Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan yedi günlük süreler iki hafta şeklinde değiştirilecektir.
  • Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alan otuz günlük süreler bir ay şeklinde değiştirilecektir.
  • İstinaf ve temyiz başvurusunun etkisine ilişkin hükümlerde hükmün açıklanmasına, öğrenilmesine ve tebliğine ilişkin fıkra kaldırılacaktır.
  • Temyiz gerekçesine ilişkin temyiz gerekçesi sunulması gerekliliği ve gerekçeleri içeren dilekçe sunulmadığı takdirde ek dilekçe ile gerekçeleri açıklaması gerekliliğini içeren 293’üncü madde hükmü kaldırılacaktır.
  • Tazminat istemine ilişkin maddi ve manevi zararlarının devletten istenebileceğine ilişkin hüküm adli kontrol başvuru imkanlarından yararlandırılmayan ve konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilenler hakkında da uygulanacaktır.
  • Tazminat isteminin koşullarına ek olarak 141’inci maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler bakımından 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanacaktır ve bu fıkra uyarınca 6384 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen ağır ceza mahkemesine yapılan istemler, Komisyona gönderilecektir. Ağır ceza mahkemelerince bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesin olacaktır.
  • Mahkeme tazminat istemine ilişkin koşulları inceledikten sonra varsa beyan ve itirazda bulunmak üzere iki hafta süre verecektir. Bu düzenleme de eskiden on beş gün şeklindeydi.
  • Tazminat isteminin koşullarına ilişkin hükümde karar yerinde görülmezse bölge adliye mahkemesince işin esası hakkında karar verilecektir. Bölge adliye mahkemelerince bu fıkra uyarınca verilen kararlar kesin olacaktır.
  • Tazminat istenmeyecek kişilere adli kontrol altına alınanlar da eklenmiştir.
  • Bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142’nci maddede yapılan değişiklikler, 1/4/2024 tarihinde ve sonrasında yapılan istemler bakımından uygulanacaktır. Bu tarihten önce yapılan istemler yargı mercilerince kesinleşinceye kadar bu maddeyi ihdas eden Kanunla 142’nci maddede yapılan değişiklikten önceki hükümlerin uygulanmasına devam edilecektir.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanununda Yapılacak Değişiklikler

  • Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan mahkumların tüm öğretim türlerinden; diğer ceza infaz kurumlarında bulunan mahkumların ise kurum içinde verilebilen yaygın, dışarıdan ve açık öğretim programlarından yararlanmaları sağlanacaktır.
  • Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan iyi hâlli mahkumlar, kurum içinde açılan örgün öğretim programlarına kurum disiplin, düzen ve güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde, kurumsal kapasite ve imkânların uygunluğu ölçüsünde devam edebilecektir. Yaş, eğitim düzeyi, sosyal ve ekonomik durum ile benzeri ölçütlere göre ihtiyacı olan mahkumlara öncelik verilecektir.
  • Kapalı ceza infaz kurumunda bulunan mahkumların sınavları, kişi ve kurum güvenliği ile kurum disiplin ve düzeninin bozulmasını önleyici tedbirler alınarak aşağıda belirtilen usule göre ceza infaz kurumu içinde yapılacaktır. Kayıtlı oldukları ortaöğretim, ön lisans, lisans, yüksek lisans, doktora ve benzeri öğretim programları kapsamındaki sınavlar ile tez savunması ve mesleki yeterlilik gibi yazılı veya sözlü sınavlar, ilgili kurum ile koordinasyon sağlanarak öncelikle çevrim içi, bunun mümkün olmaması halinde ise ilgili eğitim kurumu görevlisinin gözetiminde yüz yüze yapılacaktır. Mahkumlar, merkezi sınavlar ile açık öğretim kurumları sınavlarına, sınav merkezi olarak belirlenen ceza infaz kurumlarında katılacaktır.
  • Kurum ve kuruluşlar ile üniversiteler, sınavlara ilişkin olarak üçüncü fıkrada belirtilen konularda gerekli düzenlemeleri yapmak ve tedbirleri almakla yükümlü olacaktır.
  • Açık ceza infaz kurumları ile çocuk eğitim evlerinde bulunan mahkumların öğretimden yararlanması veya sınavlara katılması, mahkumun; başarısız olması, devamsızlık göstermesi, eğitim ve sınav alanlarında bu Kanunda yazılı disiplin cezasını gerektiren eylemlerden birini gerçekleştirmesi veya öğretim programının ceza infaz kurumunun işleyişine yer ve zaman itibarıyla uygun olmaması halleri dışında engellenemeyecektir.
  • Öğretimden yararlanmaya ilişkin hükümlerde uygulanmasına ve sınavlara ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecektir.
  • Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ilişkin hükümler, koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalanlara değil, koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürenin beşte dördüne kadar olanlara uygulanacaktır. Bu kişilere ilişkin denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz süresi üç yılı geçemez.
  • Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ilişkin hükümler, sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan kadınlara koşullu salıverilmesine iki yıl veya daha az süre kalması şartı kaldırılacak ve yetmiş yaşını bitirmiş mahkumlar eklenerek koşullu salıverilme için ceza infaz kurumlarında geçirmeleri gereken sürenin beşte üçüne kadar olanlara uygulanacaktır. Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz süresi dört yılı geçemez.
  • Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. İkinci defa tekerrür halinde bu fıkra hükmü uygulanmayacaktır.
  • İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda mahkumun koşullu salıverilmeyeceği hususu kaldırılacak ve değişen madde 108 birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanacaktır. Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır.
  • Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce işlenen suçlar nedeniyle verilen mahkumiyet kararları bakımından 105/A maddesinin uygulanmasına ilişkin olarak, yapılan değişiklikten önceki (geçici 6 ncı madde dahil) ve sonraki hükümler bir bütün olarak ayrı ayrı değerlendirilecek ve mahkumun lehine olan düzenleme uygulanacaktır.
  • 31/7/2023 tarihi itibarıyla kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan mahkumların, toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç ayını bu kurumlarda geçirip açık ceza infaz kurumlarına ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabileceğine ilişkin hüküm ikinci defa mükerrir olup 31/7/2023 tarihi itibarıyla bu cezanın infazı için ceza infaz kurumunda bulunan kişiler için de uygulanabilecektir. 2004 sayılı Kanunda itiraz yolu ile istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru süreleri ve bu sürelerin tebliğ veya ilandan itibaren başlamasına, 4675 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde yer alan itiraz yoluna başvuru süresine, 5326 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinde yer alan itiraz yoluna başvuru süresine, 5395 sayılı Kanunun 41/E maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan itiraz yoluna başvuru süresine, 6100 sayılı Kanunda itiraz yolu ile istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru süreleri ve bu sürelerin tebliğden itibaren başlamasına, 6502 sayılı Kanunun 70 inci maddesinde yer alan itiraz yoluna başvuru süresine, ilişkin yapılan değişiklikler, 1/4/2024 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar hakkında uygulanacaktır. Bu tarihten önce verilen kararlar için değişikliklerden önceki hükümlerin uygulanmasına devam olunacaktır. Düzenleme 1/4/2024 tarihinde yürürlüğe girecektir.

İnfaz Hakimliği Kanununda Yapılacak Değişiklikler

  • Yeni düzenlemeyle beraber İnfaz Hakiminin kararlarına karşı gidilebilecek itiraz yolunun süresi on gün değil iki hafta olacak.

Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanununda Yapılacak Değişiklikler

  • Yeni düzenlemeyle beraber Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere, sonuç olarak belirlenen üç bin değil on beş bin Türk Lirası dâhil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerine karşı temyiz yoluna başvurulamayacak..

Kabahatler Kanununda Yapılacak Değişiklikler

  • Yeni düzenlemeyle beraber “üçbin Türk lirası” değil “onbeşbin” Türk Lirası dahil idarî para cezalarına karşı başvuru üzerine verilen kararlar kesin olacak.
  • Mahkemenin verdiği karara karşı itiraz süresi yedi günden iki haftaya çıkacak.

Stj. Av. Ezginur Aktaş
Av. Serhan Cantaş

Blog Yazılarımız: Cahil Hakaret Midir?